Mevlana:
-Şeytan şey midir,
şer midir ?
-Şeytan aştan yana bahtsızdır o kadar.
-Şeytanın bize secde etmemesindeki sır neydi?
-Şeytanın sana secde etmemesinin sebebi
seninle bu sırrı geçmek istemesiydi.
Günah burada işlendi.
Şeytan sınırı ihlal etti.
İnsanla birlikte,
meleklerin kaldığı yerden,
daha ileriye gitmek,
yeniden huzura kavuşmak istedi.
Belki insana bu yüzden secde etmedi.
İhtiraslı bir çılgın gibi.
İnsanı kıskandığı için.
Allah'a yakın olabilmek için.
Ama şeytan bilemedi aşksızlığından Allah'a kavuşamayacağını,
insanı bundandır çekemesi:
yani aşktan mahrum olmanın ezikliği şeytanın kaprisi.
- Allah'a en yakın olmak için insan olmak gerekiyorsa,
o da ateşten bir insan olmak istedi öyle mi ?
-Meleklerin masum teslimiyetinin yanında şeytanın kavurucu ateşi. Ve insanın hakikatinin içinde narla nuru birleyeceğini
ve Allah'a teslim olacağını bilemedi.
Bunu bilse kendi ateşinin,
insanla birilikte Allah'a yakın olabileceğini bilse
o zaman insana secde edermiydi ?
-İblisin insanı ateşe dönüştürme çabalarının
bu dünyada sonuçsuz kalacağını,
ama takvaya sarılırsa insanın kendi şeytanını
secde ettirebileceğini biliyoruz artık...
-Bazı insanlar ölünce cehennemin yakıtı olabilecekler
ama bu dünyada elhamdulillah ateş olmayacaklar.
Bu dünya hayatı aynadaki sırdır.
Sır aşk
ve ölümün arasında kıldan ince zar gibidir.
Aşk sırrın tek anahtarı:
kilit ölümde.
Bu dünyayı ölümden önce öldürebilirsek kalbimizde,
aynada sır kalmaz
ve görebiliriz herşeyi.
Her şeyde gzlenen şeytanı.
Onu alnındaki perçeminden tutup
secde ettirebiliriz hemen Allah'a.
-Takva sahibi bir insanın üzerinde gücü yoktur şeytanın.
Sana kendini güçlü göstermeye çalışır sadece.
Hiç uyumaz.
Ancak sürekli zikir ile kurtuluruz onun bizi tanımasından.
Bütün zerrelerinizle yapılan zikrin,
her an her boyutta kainatın birliğine uyumu sağlanır o zaman.
İşte o an şeytan yenilir.
Sen korunnlardan olursun.
Onun ise yaşama alanı kalmaz artık
ve insana secde eder.
-Musa'nın asası yılanı yutar.
İnsanın kalbi o sınır tanımayan şeytanı Allah'a secde ettirir.
İnsanın kendinden bile saklanan SIR,
kalbin sırrı,
nihayet aradan çekilir.
Ve insan kelimeleri de bırakır o sınırda.
Sidretü'l Münteha'nın ötesine geçer...
Kalbinin içinde seni bekleyen ışığın farkına var artık
O ışık cennette emanet edildi sana
O emanetle indirildin dünyaya
Ateşler içinde bir nurla
Beden çarmıhına gerildin sonra
Kalbinde açan bir gülle.''
Sinan Yağmur/Aşkın Gözyaşları
Geen opmerkingen:
Een reactie posten